Mesajlar Etiketlendi ‘ARM’

STM32F103c8 Mini geliştirme kartı ve mikroC Arm kullanarak hazırlanmış olan kütüphaneler vasıtası ile Çin piyasasından yaklaşık 20 tl gibi fiyata alınabilen bir TFT displayin kullanılması…

AdsızGelişmiş bilgisayarların çoğunda bulunan bir yapı olan doğrudan bellek erişimi (DMA), CPU’dan bağımsız olarak verileri bir yerden başka bir yere kopyalama işlemi yapılmasına olanak sağlayan bir yapıdır. Mikrodenetleyiciler de aslında komple bir bilgisayar oldukları için, gelişmiş mikrodenetleyicilerin içerisinde de DMA bulunmaktadır.  Özellikle yoğun işlemlerin yapıldığı bir projede CPU’nun bir de bellekteki verileri çevresel birimlere , çevresel birimlerdeki verileri başka çevresel birimlere, çevresel birimlerdeki verileri belleğe veya belleğin bir kısmından başka bir kısmına veri taşıma işlemleri ile uğraşması işlemcinin zaman kaybetmesine yol açacaktır.  Bu zaman kaybını önlemek ve işlemciyi veri kopyalama işlemleri ile uğraştırmamak amacıyla DMA kontrolcüsü kavramı ortaya çıkmıştır. Bu yapı mikrodenetleyiciler içerisinde bulunur ve kullanıcı istekleri doğrultusunda programlanarak verilerin istenilen kaynaktan, istenilen hedefe aktarılması işlemini gerçekleştirir. (daha&helliip;)

687474703a2f2f77616c6c706f7065722e636f6d2f696d616765732f30302f33392f37322f38362f6d6170732d636f6d7061737365735f30303339373238362e6a7067Pusula, dünyanın manyetik alanından yararlanılarak icat edilmiş olan bir alettir. İlk olarak mıknatıs taşının serbest bırakıldığında yerkürenin manyetik alan çizgileri doğrultusunda konum alması prensibine dayanılarak kullanılmış, daha sonra mıknatısa belli bir süre tutturulan metallerin de aynı etkiyi göstermesi üzerine bir mil üzerine tutturulmuş iğneler pusula niyetine kullanılmıştır.  Yüzyıllar boyunca denizcilere, tüccarlara ve yolculuk edenlere rehberlik etmiş bir araçtır pusula. Günümüzde pek çok şey gibi pusulalarda dijitalleşmeye ayak uydurmuş ve nano boyutlarda elektronik pusulalar üretilmiştir. (daha&helliip;)

PrintSon günlerde sıkça duyduğumuz şeylerden birisi nesnelerin interneti (Internet of Things-IOT)  kavramı olmaya başladı. Peki nedir nesnelerin interneti?  Çok genel bir tanımıyla, nesnelerin, insanların  hayatını daha da kolaylaştırmak amacıyla birbirleriyle haberleşebilmesi diyebiliriz.  Hayal edelim, daha önceden yapacağımız işleri akıllı telefonumuzdan bir takvim üzerinde planladık. Bugün sabah 09:30’da önemli bir toplantımız var. Çalar saatimiz akıllı telefonumuz ile iletişime geçip bizi saat 8:30’da uyandırıyor, daha önceden (daha&helliip;)

Mouse    TRTHD  kanalında TeknoHD isimli bir program var. Zaman zaman denk gelirim ve sonuna kadar izlerim. Dün akşam izlerken de  Türk malı bir ürün olan Flying Fingers isimli giyilebilir mouse ile karşılaştım.  Bunu üreten arkadaşlara da buradan tebriklerimi sunuyor başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.   TeknoHD isimli program bittikten sonra ben de geçenlerde elime geçmiş olan MPU6050 isimli sensörle benzer bir uygulama yapayım dedim.  STM32F4DISCOVERY kiti ile yarım saatlik bir çalışmanın ardından biraz yol alabildim.  Discovery kitini hid mouse olarak çalıştırmayı başardıktan sonra MPU6050 sensörünün gyro verilerini kullanarak ortaya birşeyler çıkarabildim. Discovery kiti üzerindeki PA0 pinine bağlı user butonunu mouse’un sol butonu olarak ayarladım. Çalışmanın videosunu aşağıda paylaşıyorum. (daha&helliip;)

images   Radar basitçe uzaktaki bir cismin yönünü, konumunu ve hızını , cisime herhangi bir fiziksel temasta bulunmadan tespit etmek amacıyla  kullanılan araçların genel ismidir.  İlk olarak Alman mühendis Christian Hülsmeyer tarafından 1904 yılında icad edilmiş ve günümüze kadar sürekli bir gelişim göstermiştir. Özellikle askeri alanda 2. dünya savaşında  yaşanan teknolojik gelişimlerden payını almıştır.  En basit haliyle bir sinyal üreteci, verici, alıcı ve anten’den oluşmaktadır. Sinyal üretecinde oluşturulan  elektomanyetik darbe  verici anteni aracılığıyla dış dünyaya iletilir. Eğer gönderilen bu elektromanyetik darbe gönderildiği yönden geri yansıyıp alıcı antene ulaşırsa, radar bir cisim tespit etmiş anlamına gelir.  Tespit edilen cisimin uzaklığı ise gönderilen elektromanyetik sinyalin geri yansımasına kadar geçen süre kullanılarak hesaplanır. Radarların bazıları döner anten sistemlerine sahiptir. Bu sayede 360 derecelik tur atarak her yöndeki cisimler algılanabilmektedir. Bazı radarlar ise sadece bir yöne doğru çevirilip belli bir açıdaki alanı tarayarak cisimleri tespit eder.  Aşağıdaki animasyonda radarın çalışma prensibi anlatılmaya çalışılmıştır. 220px-Radaroperation (daha&helliip;)

Gyro-2   Aslında uzun süredir kafamda yer edinen fakat incelemek için bir türlü vakit bulamadığım accelerometer (ivmeölçer) ve gyro (jiroskop) sensörlerinin birarada kullanılması konusuna ancak vakit bulabildim.  Daha önce ivmeölçerlerle haşır neşir olmuştum fakat bu sensörlerin asıl güçleri gyro ile beraber kullanıldıklarında ortaya çıkmakta olduğu için tam anlamıyla kendimi tatmin edecek derecede bir çalışma yapmamıştım.

Accelerometer aslında yerçekimi kuvvetini referans alıp, kendisine uygulanan ivmelenmeleri ölçen bir sensör türüdür.  Tek eksenli olabileceği gibi günümüzde artık 3 eksenli üretilmiş olanları yaygın bulunmaktadır.  İvmeölçerin diğer bir özelliği ise eksenin eğiminin yerçekimi ile yaptığı açıyı da verebilmesidir. İvmeölçerin bu özelliğinden yararlanılarak pek çok uygulama geliştirilebilmekle beraber daha sonra değineceğim birtakım kısıtlamaları vardır. (daha&helliip;)

20120726194618_94079 Günümüzde artık pek çok cihazın arayüzü renkli bir ekran ve onun üzerine konumlandırılmış dokunmatik panellerden oluşmakta. Fizksel tuşların, butonların hızla ortadan kalktığı ve ekranların artık daha etkileşimli olduğu günlerdeyiz.  Ben de ne zamandır uğraşmak istediğim fakat fırsat bulamadığım TFT ve dokunmatik panel ikilisini kullanarak bir iki basit deneme yaptım.  Kullandığım programlar mikroelektronika firmasının ürettiği Visual TFT ve onunla uyumlu çalışan MikroC pro for ARM derleyicisi. Donanım olarak ise ILI9341 kontrolcüye sahip bir 2.8″ boyutlarında bir TFT ekran, STM32F4DISCOVERY kiti ve kendi yapmış olduğum dokunmatik kontrolcüsünü kullandım. Visual TFT aslında bizim için pek çok şeyi hallediyor.  Bize ise kafamızdaki projeyi hayata geçirmek kalıyor.

Aşağıda uygulamalarıma ait videoları görebilirsiniz.

 

AdsızUltrasonik sensörler ilk defa ikinci dünya savaşında İngilizlerin, Alman uçaklarını ve denizaltılarını tesbit edebilmesi amacıyla geliştirilmişler ve günümüze kadar pek çok alanda kullanılagelmişlerdir. Çalışma prensipleri bir ultrasonik (insan kulağının duyamayacağı büyüklükte frekanslara sahip ses dalgaları) hoparlörden çıkan ses sinyalinin, bir cisme çarpıp geri dönmesi ve bu geri dönen sinyalin bir ultrasonik mikrofon tarafından algılanması arasında geçen sürenin ölçülerek mesafenin hesaplanması ilkesine dayanır.  Sesin atmosferdeki hızı 340m/sn’dir.  Yani bir kaynaktan çıkan ses 340 metre uzaklıktaki bir cisme 1 saniye sonra ulaşır ve bu cisimden yansıyıp geri dönmesi de 1 saniye alır. (daha&helliip;)

AdsızStm32f407 mikrodenetleyicisi içerisinde dahili sıcaklık sensörü bulunmaktadır. Bu sensör işlemcinin analog-dijital çevirici biriminin 16. kanalına bağlı bulunmaktadır. Aynı kanal istenilirse işlemcinin Vbat ucuna da yazılımsal olarak bağlanıp, tasarladığımız sistem batarya ile çalıştırılıyorsa, batarya gerilimini ölçmek için de kullanılabilir.  Sıcaklık sensörünün analpg dijital çeviricinin 1. kanalına bağlanabilmesi için ADC_CCR kaydedicisinin TSVREFE isimli bitinin set edilmesi gereklidir.  Bu uygulamada sensörden okunan değer USB Hid kütüphanesi kullanılarak PC’ye gönderilecek ve derleyicinin tools sekmesi altında bulunan hid terminalden gözlemlenebilecektir.

STM32f407 mikrodenetleyicisinin referans manueli incelenirse, sıcaklık sensöründen okunan değerin hesaplanabilmesi için bir formül verildiği görülür. (daha&helliip;)