3 boyutlu yazıcılar şüphesiz günümüzün en önemli teknolojik gelişmelerinden bir tanesidir. 3 boyutlu yazıcılar Tıp’tan otomotiv endüstrisine, İnşaat sektöründen uzay araştırmalarına kadar pek çok alanda artık etkili bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Biz elektronikçilerin de bu cihazlardan faydalanacağımız pek çok fırsatımız bulunmakta.  Ben de daha önceleri iş yerinde kullanmaya başladığım Çin malı Anet A8 3d yazıcıyı uygun fiyata bulunca bir eve de bir adet satın aldım geçtiğimiz aylarda. Eve gelir gelmez, henüz 5.5 yaşındaki oğlumla birlikte  kutuyu açıp yazıcımızın montajına başladık ve yaklaşık 4 saat içerisinde yazıcımızı kullanıma hazır hale getirdik ve kutu içerisinde gelen hafıza kartındaki örnek gcode dosyalarınan bir tanesini yazdırdık.  Bu kadar kısa süre içerisinde yazıcıyı %100 hazır hale getirmemdeki en önemli etken iş yerindeki yaıcıyı kurarken kazanmış olduğum tecrübedir.

Youtube üzerinde bu yazıcıyla ilgili kurulum videoları da bulunmakta. Bu videolardan da yardım aldığımı belirtmeden geçmeyeyim.  (Buradan kurulum videolarını izleyebilirsiniz.) Yazının devamını oku »

Çankaya Üniversitesi’nin düzenlemiş oluğu robot yarışmasında Çizgi izleyen robot kategorisinde bir kez daha 1.,2. ve 3.’lük ödüllerini almış bulunmaktayız. Bu sene ilk kez katıldığımız serbest kategoride de 3.’lük derecesi aldık.

Öncelikle yarışmayı düzenleyen arkadaşlara bir konuda takdirlerimi iletmek istiyorum. Bunun sebebi ise çizgi izleyen pistini önceden paylaşmayarak algoritma geliştirme becerisini ölçecek bir yarışma ortamı oluşturmaları. Bu yaklaşım tüm yarışma düzenletyen kuruluşlara örnek olmalı. Çünkü pist ölçüleri paylaşıldığında , aynı pist kurularak defalarca deneme yapılıp robotlara nerede ne yapmaları gerektiği ezberletiliyor. Keşke ezberletilse, aslında o bile yapılmıyor. Sadece süreler ölçülerek, zamanı geldiğinde yavaşlaması, dönmesi veya hızlanması sağlanıyor. Yani iş kodlama becerisinden çıkıp  başka bir şeye  dönüşüyor. Bu şekilde gelişim sağlamak zor.  Pist ölçülerini önceden paylaşmadıkları için  yarışmayı düzenleyen ekibe tekrar teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Aşağıda yarışma pistine ve robotlarımızdan birtanesine ait bir video paylaşıyorum. Buradaki robotumuz biraz yavaş gitmiş olsa da pisti 14 saniye civarında tamamlıyor.  Herkese iyi çalışmalar diliyorum.

Karabük Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu robot yarışmasında daha önceki yıllarda tasarlamış olduğum çizgi izleyen robotlarım 1.’lik 2.’lik ve 3.’lük dereceleri aldı. Yarışmayı düzenleyen Karabük Üniversitesi hocalarına ve öğrencilerine teşekkür ederim.  Gerçekten profesyonelce hazırlanmış bir organizasyondu.

Aşağıda robotlarımdan birtanesine ait yarışma görüntüsünü izleyebilirsiniz.

Daha önceden tasarlamış olduğum güç kaynağının üzerinde birtakım iyileştirmeler yaptım ve pcbway.com üzerinden çizmiş olduğum pcbyi yaptırdım. 10 adet 83*100mm boyundaki pcb kargo dahil 24$ tuttu. PCB’ler elime geçtikten sonra geniş bir kutu arayışına girdim ve altınkaya firmasının DT-410 isimli kutusunu fabrikalarına giderek elden satın aldım. Elimde bulunan butonları ve lcd’yi ölçerek kutu üzerinde gerekli yerleri matkap ve maket bıçağı yardımıyla açtım. Şu haliyle devre üzerindeki trimpotlar biraz kalibrasyon gerektiriyor. Ben üstünkörü ayar yaparak videoyu çektim. Güç kaynağı 5A’e kadar akım verebiliyor. Tabi bu durumda akımı sağlayan 2N3055 transistör üzerinde bir miktar ısı enerjisi ortaya çıkıyor. Bu ısı enerjisi özellikle ayarlanan voltaj değeri düşükse daha da artıyor, çünkü transistör üzerine düşen gerilim artmış böylelikle çekilen akıma paralel olarak harcanan güçte artmış oluyor. Ben transistörün bozulmasını engellemek adına kutu üzerinde mevcut olan yere bir fan ekledim. Fan, transistörün ısıtıığı sıcak havayı kutu içerisinden dışarı atacak şekilde çalışıyor.

Resmi büyük görmek için üzerine tıklayın…

Güç kaynağının gerilim değerlerini ayarlarken, eğer voltaj arttırma veya azaltma butonlarına kısa süreli basılırsa 0.1 voltluk artışlar veya azalışlar yapıyor. Eğer voltaj değiştirme butonlarına uzun basılırsa değişiklik 1V’luk kademelerle sağlanıyor. Akım ayarlama kısmında ise bütün değişiklikler 0.1A boyutunda yapılıyor. Ayarlanan akım değeri kesinlikle aşılamıyor. Çıkış kısa devre dahi olsa ayarladığımız akım değeri ne ise o kadar akım çıkışa aktarılıyor. Burada yazılımsal bir kısa devre koruması da eklenerek , kısa devre anında çıkış akımı kesilebilir ama ben bunu tercih etmedim. Devre 5A akımı çıkışa aktarabiliyor. Çıkış transistörleri çoğaltılırsa çıkış akımı da trafonun verebileceği maksimum değerlere yükseltilebilir.

Devrenin çalışmasını ve pcbway’e yaptırdığım pcb’yi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

 

 

Diyabet tüm dünyada 600 milyondan fazla  insanı ve ülkemizde de 7 milyondan fazla insanı etkilemektedir. Bu insanların yaklaşık %7 si tip-1 diyabettir. Tip-1 diyabet tedavi edilemeyen fakat kontrol altına alınabilen, vücudun ihtiyaç duyduğu insülinin pankreas tarafından salgılanamadığı, bunun yerine  vücuda dışarıdan insülin enjekte edilmesine  gerek duyulan bir hastalıktır.  Bu hastalıkla mücadele etmekte kullanılan klasik yöntem belli aralıklarla parmak ucnun delinerek çıkrtılan kandan ölçüm alınması ve elde edilen kan şekeri değerine göre vücuda iğne ile insülin pompalanmasıdır.  Bu durum hastanın sürekli olarak parmağını delerek kan alması ve genelde kolundan veya göbeğinden bir enjektör vasıtasıyla insülin pompalamasını doğurur. Bu klasik yöntemin pek çok istenmeyen yan etkisi olabilir. Örneğin enfeksiyon kapma riski önemli ölçüde artmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tip-1 diyabet ile mücadele yöntemlerinde gelişmeler yaşanmaktadır. Deri altına bir kez yerleştirildikten sonra  haftalarca ölçüm yapmayı sağlayan kablosuz sensörler  ve deri altına yerleştirilen ucu vasıtasıyla gün içerisinde defalarca deriyi delmeye gerek kalmadan insülin enjekte edilmesine olanak sağlayan insülin pompaları bunlara birer örnektir. Yine de bu teknolojiler kullanılırken insan faktörü devreye girmekte, sensörün ölçtüğü verilere ve tüketilen karbonhidrat miktarına göre hesaplamalar yapılmakta ve bu hesaplamalara göre insülin pompasına, vücuda ne kadar ünite insülin enjekte edileceği manuel olarak bildirmektedir.   Yazının devamını oku »

MP3 – MPEG 1 Audio Layer III  90’lı yılların sonlarında, henüz walkman’lerimizle gezindiğimiz ve tüm günü tek kasete sığan 15 tane parçayı  dinleyerek geçirdiğimiz zamanlarda tanıştığımız mükemmel ötesi bir kavramdı. MP3 formatındaki müzikler çok az elektronik hafıza kaplıyor ve bir cd’ye yüzlerce MP3 sığabiliyordu.  Daha sonra birden çakmak cebine sığabilen MP3 oynatıcılar piyasaya çıkmaya başladı ve neredeyse herkesin elinde bu cihazlardan bir tane görmek mümkündü o günlerde. Daha sonra Cep telefonlarının ve flash disklerin yaygınlaşmaya başlamasıyla binlerce MP3 formatında müzik parçasını aynı anda yanımızda taşıyabilir, arabamızda CD veya Kaset taşıma derdinden kurtulur hale geldik.  Kısacası MP3 artık günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız kelimelerden birisi oldu.  Normalde bir albüm  CD’si  15 civarı parça alabilirken nasıl oluyorda yüzlerce MP3 bir CD’ye sığabiliyor. MP3 bir parça, CDDA formatındaki bir albüm parçasının 10 katından daha küçük bir boyutta olabilmektedir. Peki bu MP3 parçalar nasıl oluyorda bu kadar küçük boyutlu olabiliyor? MP3 aslında frekans sıkıştırmayla elde edilen bir formattır. Örneğin 2 khz 5 sn’lik bi ses 44100hz stereo örneklemeyle yüksek boyutlar kaplamakteyken bunu 2 khz-5sn  gibi kodlarsak çok daha küçük bir boyut elde etmiş oluruz. Ayrıca insan kulağının algılayamayacağı frekanslardaki sesler de atlanarak boyut iyice düşürülebilir.  Fakat bu kodları çözerken aynı frekansları elde etmek zor olduğu için kayıplar meydana gelir ve ses kalitesinde azalmalar yaşanır. Eğer çok dikkatli bir müzik dinleyicisi değilseniz bu kayıpları farketmeyebilirsiniz. Yazının devamını oku »

Okullardaki bayrak törenlerinde İstiklâl Marşı’nın okunmasında  senkron tutturamama gibi bir takım zorluklar meydana gelebilmektedir.  Bu sebeple ortaya çıkan bir ihtiyacı giderebilmek adına uzaktan kumanda ile kolayca kontrol edilebilen ve  herhangi bir  ses amplifikatörüne doğrudan bağlanabilecek bir sistem tasarlamaya karar verdim.  Tasarladığım sistemin blok şeması aşağıda görülebilir. Yazının devamını oku »

DMA (direct memory access) daha öncedeki yazılarımda da bahsettiğim gibi doğrudan bellek erişimi anlamına gelen bir isimlendirmedir. Bazı mikrodenetleyicilerde bu birim bulunur ve işlem yükünü azaltma konusunda oldukça işe yarar.  Hafızadaki verilerin bir yerden başka bir yere taşınması gibi zaman kaybı yaratan işlemleri CPU’ya yaptırmak mikrodenetleyiciye zaman kaybettirerek işlem gücünü azaltmaktadır.  DMA tam olarak burada devreye girerek verilerin hafızada bir yerden bir yere taşınması işlemini üstlenir ve mikrodenetleyici içerisindeki  CPU’yu  ( STM32F407 için konuşursak CPU+FPU’yu)  veri taşıma işlemlerinden kurtarır.

STM32F407 mikrodenetleyicisinde herbirinde 8’er adet akaç (-Stream, türkçe karşılığı yok malesef. Ben de bu sebeple “akaç” kelimesini uydurdum. Veri akışı için kullanılan bir terimdir “Stream” ) bulunan  DMA1 ve DMA2 isminde iki adet DMA birimi bulunur. Bu birimler

  • Peripheral to Memory ( Çevrebirimden hafızaya)
  • Memory to memory (Hafızadan hafızaya)
  • Memory to peripheral (Hafızadan çevrebirime)

veri aktarmaya olanak sağlarlar.  Bu birimler ayrıca Circular buffer management (Dairesel tampon yönetimi) özelliğine de sahiptirler. Bu sayede veri akışının sonuna gelindiğinde , daha açık ifade edecek olursak tampondaki gönderilecek  veri adedinin sonuna gelindiğinde otomatik olarak başa dönerek tekrar harici bir işlem yapmaya gerek kalmadan veri aktarımına devam edebilirler.  DMA aşağıdaki çevresel birimlerle birlikte çalışabilmektedir; Yazının devamını oku »

Sonoff modülleri daha önceden burada incelemiş olduğum akıllı ev ürünleridir. Bana incelemem için gönderilen sonoff pow isimli modül zaman zaman bağlantı problemleri çıkarmaktaydı. Bu sebeple içerisini açıp incelediğimde, üzerinde ESP8266 ve 32Mbit flash çipi barındırdığını gördüm. Ayrıca güç ölçüm özelliğine sahip olan bu modül HLW8012 isimli entegreyi de barındırıyor. Modülün boardu üzerinde firmware yüklemek için gerekli uçların bulunduğunu görünce hemen ufak çaplı bir araştırma yapıp, son zamanlarda kullanmaya başladığım arduino ide ile modülü programlamaya başladım. Kendi yazdığım firmwarei modüle yükleyip bağlantı problemlerini ortadan kaldırdım.  Bu tarz problemler yaşayıp modüle kendi yazılımlarını yüklemek isteyenlere kılavuzluk etmek için bu yazıyı yazıyorum. Yazının devamını oku »

USB Havya

Yayınlandı: 07 Eylül 2017 / İncelemeler
Etiketler:,

Aliexpress’te gezinirken gözüme küçük boyutta bir havya çarptı. Havyayı incelediğimde USB üzerinden güç aldığını gördüm ve araştırmalarım snucu gerçekten de anlık ufak boyutlu lehim işlerinde  iyi olabileceğini düşünerek bir tane satın aldım. Havya 5V gerilim kullanarak çalışıyor ve  8W güç harcıyor. Buna göre havyanın çektiği akım 1.6 A . Bunu sağlayabilecek bir kaynak ile (mesela yeterli değerlere sahip bir powerbank veya USB telefon şarj aleti) birlikte kullanılarak havyadan yeterli verim alınabilir. Aşağıda çekmiş olduğum video görülmekte.