Merhaba değerli okurlarım. Bu yazımda sizlere raflarda yerini almış olan yeni kitabımdan bahsetmek istedim.

Son bir kaç yıldır uzaktan kontrol ve telemetri projeleri ilgimi çekmeye başladı ve bu süreçte ESP8266 isimli mikrodenetleyici de popülerleştiğinden olsa gerek, bu mikrodenetleyici ile karşılaşıverdim. Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi ESP8266 isimli mikrodenetleyici WiFi özelliğine sahip ve bu sayede uzaktan erişilebilirliği çok yüksek ve çok yetenekli bir mikrodenetleyici. 160MHz hızında çalışabiliyor ve Arduino IDE ile programlanabiliyor. Arduino evreni sayesinde binlerce kütüphaneye erişme şansınız var.

ESP8266 mikrodenetleyicisini üzerinde barındıran NodeMCU isimli kit ise bu mikrodenetleyicinin kullanıcılar tarafından kolay kullanımı için hazırlanmış. ESP8266 hakkında ne yazık ki ülkemizde hâla yeterli kaynak bulunmamakta. Daha önce bir meslektaşımla birlikte yazmış olduğumuz “MikroC ile ARM Programlama” isimli kitabımız Yazının devamını oku »

Seri iletişimdeki “seri” kelimesi iletişimin arka arkaya gelen sinyaller aracılığı ile olacağını belirtmek amacıyla kullanılmaktadır. İletişimin ilk yollarından birisi olan dumanla haberleşme de aslında seri iletişimin bir türüdür. İnsanlar uzaklara mesaj iletmek amacıyla bir ateş yakarlar ve bu ateşin üzerini belirli periyotlarda örtüp açarak gökyüzüne kısa veya uzun dumanlar gönderme yöntemiyle mesajlarını kodlarlardı. Bu duman parçalarını gören diğer insanlar kodlanan mesajı çözerler ve iletişim sağlanmış olurdu.  Seri iletişime bir diğer örnek ise telgraftır. Telgrafta mors alfabesi kullanılıyordu ve bu alfabede rakamlar ve harflerin nokta ve çizgilerden oluşan karşılıkları bulunmaktaydı. Telgrafı kullanan operatör örneğin ‘A’ harfini gönderecekse telgrafın butonuna bir kez tıklayarak bir nokta , arkasındanda kısa süre basılı tutarak bir çizgi gönderiyordu. Alıcı tarafta ise bir makara üzerine sarılı kağıda bir elektromıknatısa bağlı kalem vasıtasıyla bu nokta ve çizgi tamamen elektromekanik bir yöntemle çizdiriliyor ve kağıt üzerinde “. _” şeklinde bir görüntü oluşuyordu. Yazının devamını oku »

Uzun bir aradan sonra tekrar katıldığımız 17. Ulusararası ODTÜ Robot Günleri’nde çizgi izleyen robot kategorisinde 1.’lik 2. lik ve 3.lük derecelerini aldık ve ilk 6 sıralamaya giren robotlar bize aitti.  Çizgi izleyen robotlar gün geçtikçe daha da hızlanıyor ve rekabet kızışıyor.

ODTÜ robot topluluğu çok şık plaketler hazırlartmış fakat plaketlerde yanlışlıkla 2019 olarak belirtmişler yılı. Bu ufak pürüze rağmen plaketler gerçekten çok şık ve dikkat çekici görünüyor.

ODTÜ Robot topluluğuna bu güzel organizasyondan dolayı teşekkür ediyorum.

Sizleri yarışmada 1. olan robotun videosuyla başbaşa bırakıyorum.

Elektrik enerjisini hareket enerjisine dönüştürmek amacıyla en çok kullanılan elemanlar elektrik motorlarıdır.  Elektrik motorları AC ve DC akımda çalışabilen motorlar olarak iki ana kola ayrılsalar da kendi içlerinde birçok çeşitleri bulunmaktadır.  Dc akım altında çalışan motorlar step motorlar, servo motorlar gibi çeşitler de barındırmaktadır ve bunların kontrol teknikleri bu konuda anlatılan normal dc motor kontrol tekniğinden farklılıklar teşkil etmektedir.

Dc motorlar seçilirken ilk dikkat edilmesi gereken özellikleri kuvvetleridir. Yapılacak iş için gerekli kuvvet hesaplanır ve buna göre motor seçimi yapılır. Motorların verebilecekleri fiziksel kuvvet genelde N/m veya kg/cm cinsinden gösterilir. Örneğin bir motorun katalog bilgilerinde “12 kg-cm” gibi bir ibare varsa bu bilgi bize motorun uygulayabileceği maksimum kuvvetin motor milinden 1 santimetrelik uzaklığa 12kg olduğunu gösterir. Eğer bizim bu kuvveti uygulayacağımız nokta motor milinden 2 cm uzaktaysa kuvvet 6 kg’ a düşer.  Aşağıdaki şekilde bir motorun kuvvetinin ölçülmesine ait şema görülmektedir. Yazının devamını oku »

Röleler 19. yüzyılın ortalarında ilk olarak telgraflarda kullanılmak üzere icat edilmiş olan elektromanyetik anahtarlama elemanlarıdır. Temel olarak bir elektromıknatıstan ve bu elektromıknatıs tarafından tetiklenen bir kontak veya kontaklar silsilesinden imal edilirler. Bilindiği üzere elektromıknatıslar bir demir çekirdek üzerine iletken bir telin bobin halinde sarılmasıyla elde edilirler ve bu bobinin uçlarına uygulanan elektrik enerjisiyle manyetik özellik kazanarak metalleri kendilerine doğru çekerler. Röle içerisinde bulunan elektromıknatıs bobini sayesinde metal kontakları istediğimiz zaman çektirip istediğimiz zaman bıraktırarak küçük enerjilerle büyük enerjilerin anahtarlanmasını sağlayabiliriz.  Aşağıdaki şemada bir bobinin iç yapısı görülebilir.

Yazının devamını oku »

Kapıların anahtarsız bir biçimde kilitlenerek sadece giriş izni olan kişiler tarafından açılabilmesi için bir çok yöntem geliştirilmiştir. Bunların en basitlerinden birisi de nümerik tuş takımları kullanılarak, önceden belirlenen şifrelerin bu tuş takımlarından girilmesiyle kilidi açılan elektronik kapı kilitleridir. Bu uygulamamızda daha önce yapmış olduğumuz iki uygulamayı birleştireceğiz ve lcd ekranlı şifreli kapı kilidi uygulaması yapacağız. Daha önceki konularımızda tuş takımı ile şifre uygulaması ve LCD ekranda yazı yazma uygulaması yapmıştık. Bu uygulamalardan öğrendiğimiz bilgiler ışığında devre şemamızı oluşturabiliriz. Devre şemasını hazırlamadan çnce bilmemiz gereken Yazının devamını oku »

Makinelerin insanlarla iletişim kurmaları sirenler, hoparlörler, buzzerlar gibi işitsel araçları ve ışıklar ve ekranlar gibi görsel araçlarla sağlanmaktadır. Karakter LCD (Liquid Crystal Display – Sıvı kristal ekran) ekranlar ise en temel ekran çeşitlerinden birisidir.

Karakter LCD ekranlar 1×8, 2×16,4×20 gibi farklı boyutlarda üretilebilmektedirler. Örneğin 2×16 karakter lcd ekranın 2 satırı ve her satırında 16 sütunu, dolaysıyla her satırda 16 karakter olmak üzere toplamda 32 karakter gösterme kapasitesi bulunmaktadır. Piyasada bulunan karakter LCD ekranların çoğunluğunda her karakter 5×8 (5 sütun 8 satır) pikselden oluşmaktadır. Aşağıdaki şekilde karakterleri oluşturan pikseller görülmektedir. Yazının devamını oku »

Arduino-1: Tuş Takımı Uygulaması

Yayınlandı: 29 Kasım 2019 / Arduino
Etiketler:, , ,

Tuş takımları cep telefonlarından bilgisayarlara, pos cihazlarından televizyon kumandalarına, asansörlerden kapı zillerine kadar pek çok yerde kullanılmaktadır.  Tuş takımlarının başlıca türleri membran, dome, makas anahtarlı ve kapasitif olarak sıralanabilir. Piysada en çok kullanılan tuş takımı membran tip tuş takımlarıdır. En dayanıklı olan tuş takımı türü ise makas anahtarlı tuş takımlarıdır. Kapasitif tuş takımları ise herhangi bir hareketli parçası olmayan, kapasite ölçüm esasına dayalı tuş takımlarıdır. Tuş takımları piyasada satır ve sütun sayılarına göre bulunmaktadır.  Örneğin bir tuş takımında 4 satır ve 3 sütun bulunuyorsa bu tuş takımı 4×3 tuş takımı olarak anılmaktadır. Tuş takımlarında satır ve sütun sayılarının toplamı kadar uç bulunmaktadır. 4×3 tuş takımının toplamda 7 ucu bulunurken, 4×4 tuş takımının 8 ucu bulunur.  Tuş takımlarınının iç yapısı ve çalışma mantığı aşağıdaki animasyonda görülmektedir. Yazının devamını oku »

Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız NodeMCU uygulama kartı nihayet son halini aldı ve satışa sunuldu.  “Arduino ve NodeMCU ile Nesnelerin İnterneti” isimli kitabımın içerisinde bulunan bütün uygulamalar bu kart üzerinde test edildi. Kitaptaki uygulama kodları kart üzerinde bulunan modüllerin devre şemaları göz önünde bulundurularak hazırlandı. Bu karta sahip olan kullanıcılar  kitaptaki uygulamaları zorlanmadan öğrenebilecekler ve çalıştırıp gözlemleyebileceklerdir. Ayrıca NodeMCU Uygulama Kartı hızlı prototip geliştirme amacıyla da kullanılabilir. Gerçekleştireceğiniz projeleri kart üzerindeki modülleri kullanarak tasarlayabilir ve kartın devre şemalarından faydalanarak proje aşamasında nasıl bir yol izlemeniz gerektiğine karar verebilirsiniz. Yazının devamını oku »

Çankaya Üniversitesi Yapay Zeka ve Robotik topluluğu’nun düzenlemiş olduğu RoboÇankaya 2019 etkinliğine bu yıl Çizgi İzleyen Robot, Mini Sumo ve Serbest kategorilerinde katıldık. Buradan yarışmayı düzenleyen tüm ekibe tekrardan teşekkür ederim.

RoboÇankaya robot yarışması benim en sevdiğim yarışma diyebilirim. Bunun sebebi çizgi izleyen pistinin önceden açıklanmaması. Bu sayede pisti önceden ezberletme ihtiyacı duymadan tamamen sürpriz  bir pistle karşılaşıyor ve kısa sürede robotumuzu piste adapte etmeye çalışıyoruz. Fakat katılım diğer yarışmalara göre az oluyor. Keşke daha çok katılım sağlansa ve daha çekişmeli yarışlar izleyebilsek. Yazının devamını oku »