3D yazıcıların daha sık kullanılmaya başlamasıyla birlikte robot kol projeleri yeniden popülerleşti. Ben de bu popüler akımdan etkilenip, internette hazır robot kol  projeleri aramaya başladım. Sonunda en kararlı ve basit olanının http://www.eezyrobots.it/ internet sitesindeki eezybotarm mk1 versiyonu olduğunu gördüm. Thingiverse platformundan gerekli dosyaları indirip bir set robot kolu topladık ve denemeler yapmaya başladım. Kısa sürelik bir uğraştan sonra yazılımını oluşturdum ve bluetooth üzerinden kontrol edilebilir hale getirdim.  Bu robot kol seti çocukların algoritma becerilerini geliştirmek için oldukça faydalı bence. Aşağıda yapmış olduğum taslak  programın çalışmasını gösteren bir video ile sizi başbaşa bırakıyorum.

İyi çalışmalar.

Merhaba arkadaşlar. Uzun süredir iş yoğunluğundan bloğa yazı yazamadım. Biriktirdiğim pek çok konu mevcut. Bundan sonraki süreçte bu konuları detaylı bir şekilde ele alacağımı umuyorum.  Bu yazımda üzerinde yeterli seviyede bilgi sahibi olunmadığını gördüğüm ESP8266 mikrodenetleyicisi hakkındaki bu eksikliği tamamlamak adına ortaya çıkartmış olduğumuz NodeMCU Uygulama kartı ve yeni kitabımızdan bahsetmek istedim.

Resimde kartımızın prototipi görülmektedir. Kartın üzerinde mikroelektronika firmasına ait olan mikroBus soketini de eklemiş bulunuyoruz. Bu sayede yaklaşık 500 adet click board kartımıza entegre olabiliyor. Kartımız bittiğinde siyah renkte olmasını kararlaştırdık. Aşağı yukarı alttaki resimlerdeki gibi bir görüntü bizi bekliyor olacak;

Kart üzerinde bulunan modülleri kullanarak yaklaşık 25 adet uygulama hazırladık ve detaylı anlatımlarla konuların pekişmesini sağlamaya çalıştık. Bu konuların listesi;

1.Kısım : Temel Uygulamalar
—————————-
*Led yak-söndür
*Butonla led yak-söndür
*Butonla led kaydır
*7 segment display uygulaması
*Butonla 7 segment display uygulaması
*SSD1306 Oled display-Yazı yazma uygulaması
*SSD1306 Oled Ekrana resim basma uygulaması
*SSD1306 Oled Ekranda butonla sayı saydırma uygulaması
*Sıcaklık ölçmek ve Oled displayde gösterme uygulaması
*RGB Led Uygulaması
*Karaşimşek uygulaması

2.Kısım : Web tabanlı Uygulamalar
—————————————
*Browser üzerinden led yakıp söndürmek (Access point)
*Browser üzerinden internet aracılığıyla led parlaklık ayarlama uygulaması (Station)
*Browser üzerinden RGB led uygulaması(Access point)
*Browser üzerinden internet aracılığıyla sıcaklık ölçme ve ayarlı termostat (röleli) uygulaması(Station)
*Android uygulama ile internet üzerinden led yakıp söndürmek.
*Android uygulama ile internet üzerinden rgb led kontrolü.

3.Kısım : İnternet üzerinden veri alma ve işleme uygulamaları
————————————————————-
*Sıcaklık belli bir seviye üzerindeyse mail gönderme uygulaması.
*Hava durumunu SSD1306 Oled ekranda gösterme uygulaması.
*Dolar/TL ve Euro/TL kur bilgilerini Oled ekranda gösterme uygulaması.
*Json verilerini işleyerek hava durumu ölçmek ve SSD1306 Oled üzerinde göstermek.

4. Kısım : Bulut veri tabanı uygulamaları
—————————————–
*Firebase veri tabanında buton bilgisi göndermek.
*Firebase veri tabanından değer okuyarak led yakıp söndürmek.
*Firebase veri tabanında değişken içerisine dataaktarımı.
*Firebase veri tabanından gelen veriye göre led parlaklığının ayarlanması.
*Android ve nodemcu kullanarak firebase tabanlı röle çektirme uygulaması.
*Android ve nodemcu kullanarak firebase tabanlı sıcaklık gösterme uygulaması.
*İki nodemcu arasında bulut tabanlı haberleşme uygulaması. (Sıcaklık bilgisi paylaşma.)

Kart ile alâkalı çekmiş olduğum bir videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz.

 

Kitap kısa bir süre sonra hazır olacak ve hazırladığımız kartla birlikte satışa sunulacak. Yararlı olmasını umut ediyorum.

Seeedstudio PCB hizmeti incelemesi

Yayınlandı: 16 Aralık 2018 / İncelemeler
Etiketler:, ,

Yaklaşık bir ay önce Seeedstudiodan bana mail yoluyla ulaşılıp PCB hizmetlerini değerlendirip değerlendiremeyeceğim  soruldu ve eğer kabul edersem 30$ değerinde bir kupon tanımlayacakları söylendi. Ben de elbette bu teklifi kabul edip o sıralarda çizmekte olduğum bir çizgi izleyen robot kartının gerber dosyalarını https://www.seeedstudio.io/fusion_pcb.html adresine gödererek siparişimi oluşturdum ve 1 aylık bekleme süresinin sonucunda PCB ler adresime ulaştı. Öncelikle söylemeliyim ki PCB kalitesi tatmin edici seviyede. Fiyat olarak diğer firmalarla karşılaştırma yapmadım. Aşağıda paket açılımı  yapmış olduğum videoyu ekliyorum.

 

Sonraki yazılarda görüşmek üzere.

Parmak izi sisteminin bulunuşu çok eski tarihlere dayanır, fakat bu izden istifade etmek oldukça yenidir. Eski literatürde parmak izi konusunda bazı kayıtlar varsa da bu kayıtlarda parmak izinin kullanılması hususunda herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. İlk önce, Nehemiah Grew (1684), Marcello Malpighi (1686) ve J. E. Purkinje (1823) gibi anatomistler insanların parmaklarındaki kıvrımların bazı özellikleri bulunduğuna dikkat çekmekle beraber, bu izlerden faydalanma metotlarını belirtmemişlerdir.

Modern manada parmak izi tespiti ve faydalanma konusunda ilk adım 1880’de atılmıştır. Bu tarihte İngiliz bilgini olan Henry Faulds ve Wiliam James Herschel adlı iki İngiliz, Nature adlı bir ilmi mecmuada parmak izi hakkında makale yazmışlardır. Bu bilginler önceleri pişmiş çömleklerdeki parmak izleriyle ve matbaa mürekkebiyle parmak izi alma metoduyla uğraştılar. Bu gün kullanılan parmak izi metodu da aynı esasa dayanır.

Parmak izi konusunda daha sonra çalışan Galton da, kalıtım yolu ile geçen parmak izi olmadığını açıkladı. Her insanın parmak izinin birbirinden farklı olduğunu kaydetti.

Parmak izi, bugün suçlunun tespitinde oldukça önem kazanmıştır. Kesin delil teşkil etmektedir. Bilhassa silah, tabanca vs. kullanılarak işlenen suçlarda parmak izi çok önem kazanmıştır.

Genetik parmak izi deliliyle ilk mahkumiyet kararı, 1987 Ekiminde Bristol (İngiltere) Mahkemesi’nde alınmıştır.

Yazının devamını oku »

3 boyutlu yazıcılar şüphesiz günümüzün en önemli teknolojik gelişmelerinden bir tanesidir. 3 boyutlu yazıcılar Tıp’tan otomotiv endüstrisine, İnşaat sektöründen uzay araştırmalarına kadar pek çok alanda artık etkili bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Biz elektronikçilerin de bu cihazlardan faydalanacağımız pek çok fırsatımız bulunmakta.  Ben de daha önceleri iş yerinde kullanmaya başladığım Çin malı Anet A8 3d yazıcıyı uygun fiyata bulunca bir eve de bir adet satın aldım geçtiğimiz aylarda. Eve gelir gelmez, henüz 5.5 yaşındaki oğlumla birlikte  kutuyu açıp yazıcımızın montajına başladık ve yaklaşık 4 saat içerisinde yazıcımızı kullanıma hazır hale getirdik ve kutu içerisinde gelen hafıza kartındaki örnek gcode dosyalarınan bir tanesini yazdırdık.  Bu kadar kısa süre içerisinde yazıcıyı %100 hazır hale getirmemdeki en önemli etken iş yerindeki yaıcıyı kurarken kazanmış olduğum tecrübedir.

Youtube üzerinde bu yazıcıyla ilgili kurulum videoları da bulunmakta. Bu videolardan da yardım aldığımı belirtmeden geçmeyeyim.  (Buradan kurulum videolarını izleyebilirsiniz.) Yazının devamını oku »

Çankaya Üniversitesi’nin düzenlemiş oluğu robot yarışmasında Çizgi izleyen robot kategorisinde bir kez daha 1.,2. ve 3.’lük ödüllerini almış bulunmaktayız. Bu sene ilk kez katıldığımız serbest kategoride de 3.’lük derecesi aldık.

Öncelikle yarışmayı düzenleyen arkadaşlara bir konuda takdirlerimi iletmek istiyorum. Bunun sebebi ise çizgi izleyen pistini önceden paylaşmayarak algoritma geliştirme becerisini ölçecek bir yarışma ortamı oluşturmaları. Bu yaklaşım tüm yarışma düzenletyen kuruluşlara örnek olmalı. Çünkü pist ölçüleri paylaşıldığında , aynı pist kurularak defalarca deneme yapılıp robotlara nerede ne yapmaları gerektiği ezberletiliyor. Keşke ezberletilse, aslında o bile yapılmıyor. Sadece süreler ölçülerek, zamanı geldiğinde yavaşlaması, dönmesi veya hızlanması sağlanıyor. Yani iş kodlama becerisinden çıkıp  başka bir şeye  dönüşüyor. Bu şekilde gelişim sağlamak zor.  Pist ölçülerini önceden paylaşmadıkları için  yarışmayı düzenleyen ekibe tekrar teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Aşağıda yarışma pistine ve robotlarımızdan birtanesine ait bir video paylaşıyorum. Buradaki robotumuz biraz yavaş gitmiş olsa da pisti 14 saniye civarında tamamlıyor.  Herkese iyi çalışmalar diliyorum.

Karabük Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu robot yarışmasında daha önceki yıllarda tasarlamış olduğum çizgi izleyen robotlarım 1.’lik 2.’lik ve 3.’lük dereceleri aldı. Yarışmayı düzenleyen Karabük Üniversitesi hocalarına ve öğrencilerine teşekkür ederim.  Gerçekten profesyonelce hazırlanmış bir organizasyondu.

Aşağıda robotlarımdan birtanesine ait yarışma görüntüsünü izleyebilirsiniz.

Daha önceden tasarlamış olduğum güç kaynağının üzerinde birtakım iyileştirmeler yaptım ve pcbway.com üzerinden çizmiş olduğum pcbyi yaptırdım. 10 adet 83*100mm boyundaki pcb kargo dahil 24$ tuttu. PCB’ler elime geçtikten sonra geniş bir kutu arayışına girdim ve altınkaya firmasının DT-410 isimli kutusunu fabrikalarına giderek elden satın aldım. Elimde bulunan butonları ve lcd’yi ölçerek kutu üzerinde gerekli yerleri matkap ve maket bıçağı yardımıyla açtım. Şu haliyle devre üzerindeki trimpotlar biraz kalibrasyon gerektiriyor. Ben üstünkörü ayar yaparak videoyu çektim. Güç kaynağı 5A’e kadar akım verebiliyor. Tabi bu durumda akımı sağlayan 2N3055 transistör üzerinde bir miktar ısı enerjisi ortaya çıkıyor. Bu ısı enerjisi özellikle ayarlanan voltaj değeri düşükse daha da artıyor, çünkü transistör üzerine düşen gerilim artmış böylelikle çekilen akıma paralel olarak harcanan güçte artmış oluyor. Ben transistörün bozulmasını engellemek adına kutu üzerinde mevcut olan yere bir fan ekledim. Fan, transistörün ısıtıığı sıcak havayı kutu içerisinden dışarı atacak şekilde çalışıyor.

Resmi büyük görmek için üzerine tıklayın…

Güç kaynağının gerilim değerlerini ayarlarken, eğer voltaj arttırma veya azaltma butonlarına kısa süreli basılırsa 0.1 voltluk artışlar veya azalışlar yapıyor. Eğer voltaj değiştirme butonlarına uzun basılırsa değişiklik 1V’luk kademelerle sağlanıyor. Akım ayarlama kısmında ise bütün değişiklikler 0.1A boyutunda yapılıyor. Ayarlanan akım değeri kesinlikle aşılamıyor. Çıkış kısa devre dahi olsa ayarladığımız akım değeri ne ise o kadar akım çıkışa aktarılıyor. Burada yazılımsal bir kısa devre koruması da eklenerek , kısa devre anında çıkış akımı kesilebilir ama ben bunu tercih etmedim. Devre 5A akımı çıkışa aktarabiliyor. Çıkış transistörleri çoğaltılırsa çıkış akımı da trafonun verebileceği maksimum değerlere yükseltilebilir.

Devrenin çalışmasını ve pcbway’e yaptırdığım pcb’yi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

 

 

Diyabet tüm dünyada 600 milyondan fazla  insanı ve ülkemizde de 7 milyondan fazla insanı etkilemektedir. Bu insanların yaklaşık %7 si tip-1 diyabettir. Tip-1 diyabet tedavi edilemeyen fakat kontrol altına alınabilen, vücudun ihtiyaç duyduğu insülinin pankreas tarafından salgılanamadığı, bunun yerine  vücuda dışarıdan insülin enjekte edilmesine  gerek duyulan bir hastalıktır.  Bu hastalıkla mücadele etmekte kullanılan klasik yöntem belli aralıklarla parmak ucnun delinerek çıkrtılan kandan ölçüm alınması ve elde edilen kan şekeri değerine göre vücuda iğne ile insülin pompalanmasıdır.  Bu durum hastanın sürekli olarak parmağını delerek kan alması ve genelde kolundan veya göbeğinden bir enjektör vasıtasıyla insülin pompalamasını doğurur. Bu klasik yöntemin pek çok istenmeyen yan etkisi olabilir. Örneğin enfeksiyon kapma riski önemli ölçüde artmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tip-1 diyabet ile mücadele yöntemlerinde gelişmeler yaşanmaktadır. Deri altına bir kez yerleştirildikten sonra  haftalarca ölçüm yapmayı sağlayan kablosuz sensörler  ve deri altına yerleştirilen ucu vasıtasıyla gün içerisinde defalarca deriyi delmeye gerek kalmadan insülin enjekte edilmesine olanak sağlayan insülin pompaları bunlara birer örnektir. Yine de bu teknolojiler kullanılırken insan faktörü devreye girmekte, sensörün ölçtüğü verilere ve tüketilen karbonhidrat miktarına göre hesaplamalar yapılmakta ve bu hesaplamalara göre insülin pompasına, vücuda ne kadar ünite insülin enjekte edileceği manuel olarak bildirmektedir.   Yazının devamını oku »

MP3 – MPEG 1 Audio Layer III  90’lı yılların sonlarında, henüz walkman’lerimizle gezindiğimiz ve tüm günü tek kasete sığan 15 tane parçayı  dinleyerek geçirdiğimiz zamanlarda tanıştığımız mükemmel ötesi bir kavramdı. MP3 formatındaki müzikler çok az elektronik hafıza kaplıyor ve bir cd’ye yüzlerce MP3 sığabiliyordu.  Daha sonra birden çakmak cebine sığabilen MP3 oynatıcılar piyasaya çıkmaya başladı ve neredeyse herkesin elinde bu cihazlardan bir tane görmek mümkündü o günlerde. Daha sonra Cep telefonlarının ve flash disklerin yaygınlaşmaya başlamasıyla binlerce MP3 formatında müzik parçasını aynı anda yanımızda taşıyabilir, arabamızda CD veya Kaset taşıma derdinden kurtulur hale geldik.  Kısacası MP3 artık günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız kelimelerden birisi oldu.  Normalde bir albüm  CD’si  15 civarı parça alabilirken nasıl oluyorda yüzlerce MP3 bir CD’ye sığabiliyor. MP3 bir parça, CDDA formatındaki bir albüm parçasının 10 katından daha küçük bir boyutta olabilmektedir. Peki bu MP3 parçalar nasıl oluyorda bu kadar küçük boyutlu olabiliyor? MP3 aslında frekans sıkıştırmayla elde edilen bir formattır. Örneğin 2 khz 5 sn’lik bi ses 44100hz stereo örneklemeyle yüksek boyutlar kaplamakteyken bunu 2 khz-5sn  gibi kodlarsak çok daha küçük bir boyut elde etmiş oluruz. Ayrıca insan kulağının algılayamayacağı frekanslardaki sesler de atlanarak boyut iyice düşürülebilir.  Fakat bu kodları çözerken aynı frekansları elde etmek zor olduğu için kayıplar meydana gelir ve ses kalitesinde azalmalar yaşanır. Eğer çok dikkatli bir müzik dinleyicisi değilseniz bu kayıpları farketmeyebilirsiniz. Yazının devamını oku »